Beni iyi tanıyan herkes hayatım boyunca cilt problemleriyle uğraştığımı bilir. Çok uzun süre önce ban rozasea teşhisi kondu. Yıllar içinde durumum sürekli kötüleşti, bütün yüzüme yayıldı ve hem fiziksel hem de duygusal olarak giderek daha büyük bir yük haline geldi.
Yakın zamanda (yaklaşık altı ay önce) cildime nasıl iyileştireceğim konusunda bilgi ve destek aramak için bir rozasea destek grubuna katıldım. Gittiğim dermatologlar bana steroidler verdi, ama bu sadece her şeyi daha da kötüleştirdi. Bir sürü test yapmak, örnek almak istediler ama hepsi aynı ilaçları veya aynı türden ürünleri verdiler — ve hepsi rozaseanın daha da artmasına neden oldu. Durumum kötüleşti. Bunun üzerine sorunu kendim çözmeye karar verdim ve daha önce gittiğim dermatologların verdiği tedavileri bıraktım.
Bu gruba katıldığımda, üyelerin çoğunun Soolantra isimli krem kullandığını farkettim. Soolantra, ciltteki Demodex akarlarını yavaş yavaş öldürmeye yardımcı olan %1 Ivermectin içeriyor. (Bu akarlar herkeste bulunur, ancak rozaseası olan kişilerde bu akarlar daha fazla çoğaldığı için hastalık ortaya çıkar.) Bende soolantra kremi denemeye karar verdim ve harika sonuçlar aldım.
Bilgi olarak, Soolantra’nın ABD’deki fiyatı oldukça yüksek (aylık 300 dolar ve üzeri), etkilenen bölgelere bağlı olarak her tüp 2 ila 4 hafta kadar dayanabiliyor. Ben cildimi temizledikten sonra, yatmadan önce günde bir kez sadece rozasea olan bölgelere (göz çevresine değil) sürüyorum. Göz çevresine kesinlikle uygulanmamalıdır.

Bunlar 2 haftalık sonuçlarım. Fotoğraflarda filtre yok, düzenleme yok — sadece cildim. İlk fotoğraf benim için çok utanç verici, ama bana ne kadar çabaladığımı ve işe yarayan bir şey bulmak için ne kadar uğraştığımı hatırlatıyor. Sonuçlar zaten kendini gösteriyor. Cildim artık pullu ve kuru değil, kendimi daha genç hissediyorum, gözeneklerim tıkanmıyor ve fazla yağ üretmiyor. Şu anda hiç püstülüm yok (sadece birkaç hormonal sivilce var) ve cildim yumuşak.
Cildim, Washington’a taşındığımda çok kötü haldeydi. Sürekli kızarıktım, acıyordu, kaşınıyordu, hassastı ve yüzümün her yerinde küçük sivilce benzeri kabarcıklar vardı.
Şimdi ise benim için işe yarayacak bir şey bulduğumu söyleyebilirim. Söylenene göre bu tedaviyi 12–16 hafta sürdürmek püstüller üzerinde uzun vadede etkili oluyormuş. Kızarıklık için ileride lazer tedavisine ihtiyacım olabilir, ama bunu bu süreci tamamladıktan sonra göreceğiz… Şimdilik cilt dokum çok daha iyi, her geçen gün daha pürüzsüz hale geliyor.
Tabii ki ben bir doktor değilim. Topluluğumdaki insanlar, fiziksel ve duygusal olarak acı verici bir durumu tedavi edebilmemiz için, pahalı ilaç sisteminde küçük bir boşluk bulmuş durumda. Bu yöntemi benimle paylaşanlara minnettarım, ben de başkalarıyla paylaşmak istedim. Bunu kendi başına denemek isteyen herkesin kararı kendine aittir; yaşanabilecek olumsuz tepkilerden ben sorumlu değilim. Bu sadece benim deneyimimdir.
İlk fotoğraf birinci güne ait. Son iki fotoğraf ise bu gece çekildi.
Mükemmel değil, ama düzeliyor — ve ben mutluyum.

